Çiçeklerin ortasında bulunan erkek üreme hücrelerine polen denir.Ancak mikroskop altında görülebilen bu hücreler 10 yıl dayanabilecek kadar canlıdırlar ve o bitkinin tüm genetik özelliklerini taşır ve döllenmeyi sağlayarak nesillerinin devamını temin ederler.

Arılar yavru halinde iken beslemek üzere gözlere konulan süt,aslında bal ve çiçek tozu karıştırılarak hazırlanır.İlkbaharda görürsünüz;araka bacaklarındaki sepetçiklerinde toplu iğne başı kadar polen bulunan arılar kovanlara girer.Polen yavruların baş gıdasıdır.Bizim yiyeceklerimizde etin yerini tutar Polen.Ama son yıllarda insanoğlu,arının getirdiği bu Polene de el attı.Çünkü bilhassa bazı bağırsak hastalıklarında ,yaşlıların prostatında ,beslenme bozukluklarında ,polenin şifalı olduğu anlaşıldı.

Zira;polende proteinler karbonhidratlar,mineral maddeler,organik ve serbest amine asitler, nukleid asit, anzim ,vitamin karotenaidler , flavinoidler ve gelişme regülatörleri yüksek oranda vardır.İnsan diyet ve beslenmelerinde de çok kullanırlar,kıymetli bir arı ürünüdür.

Böyle olunca arıcılar ,kovanların giriş deliği önüne ve dip tahtasına elekli tuzaklar koydular.Arı bu tuzaktan geçerken arka bacaklarındaki çiçek tozu yumağı takılarak düşüyor.Böylece bir kovandan 15-20 kilo çiçek tozu almak mümkün olabiliyor.Aslında bir kovanın bir mevsimde getirdiği çiçek tozu 50-60 kiloyu bulur.

Tıbbi besin değeri başka hiçbir madde ile kıyaslayamayacak kadar güçlüdür.Örneğin;Saf arı sütünden 7 misli ve baldan da ise tam 60 misli güçlüdür.